USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Dünya

Filistin’de sivil polis polis direnişinin sembolü: Mescid-i Aksa’nın “murabıta” kadınları

Fanatik Yahudi yerleşimci örgütlerinin Mescid-i Aksa baskınlarına huzur lahut mabedi destek olmak düşüncesince fahri kez markajcı Filistinli avrat aktivistler, İsrail güçlerinin gözaltı, durdurma ve tenkil kararlarına karşın mücadelelerini sürdürüyor.

Filistin’de sivil polis polis direnişinin sembolü: Mescid-i Aksa’nın “murabıta” kadınları
08-03-2023 15:07
Kudüs

İsrail güçleri kabilinden obstrüksiyon altındaki Doğu Kudüs’te mevcut Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırılan Filistinli dü avrat aktivist Hanadi Halavani ve Ayda Sidavi; tutuklama, ev baskınları ve tenkil kadar hazmetme yöntemlerine rağmen, kutsi mabedin bağnaz Yahudi yerleşimci örgütlerden destek olmak düşüncesince taharri memuru zabıta mücadelelerine bitmeme ediyor.

Filistin’de, ismi Mescid-i Aksa ile özdeşleşen, 4 bebek anası 43 yaşındaki Kudüslü “murabıta” (gönüllü deniz markajcı kadın) Halavani, İsrail polisine erinç gösterdiği kabadayı tavırlarıyla doğrudan değme Kudüslünün yakından tanımış yer aldığı ortak isim.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentindeki Birzeit Üniversitesinde ‘demokrasi ve insanoğlu hakları’ dalında efdal lisans önleyen Halavani, İsrail polisinin ihlallerine kelimesiz kalmayarak, Harem-i Şerif’e dominant düzenleyen bağnaz Yahudileri tekbirlerle gıcırtı etmiş yer aldığı görüntülerle dikkati çekti.

Bir taraftan Harem-i Şerif'te oluşturulan öğüt halkalarında dini bilimler öğrenip, öğretirken, öteki taraftan bağnaz Yahudilerin baskınlarına erinç burada deniz tutarak, baskınlara reaksiyon yayınlayan Kudüslü Murabıta, akıbet şekilde 6 ay süreliğine Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırılma cezasına çarptırıldı.

AA muhabirine mütekellim Halavani, Mescid-i Aksa’yı müdafaa etmek düşüncesince sergiledikleri “barışçıl” direnişini sürdüreceklerini, gözaltına alınmaktan çekinmediklerini, Filistin ve Mescid-i Aksa davasını savunmaya bitmeme edeceklerini anlatım etti.

Halavani, “İsrail obstrüksiyon güçlerinin kendisini izleme ve tehditlerinin, 2011’den itibaren, Mescid-i Aksa’daki öğüt halkalarında bilim öğrenim etmesi ve kendisinin de Kur'an-ı Kerim derslerimizi vermesiyle” başladığını belirtti.

Kudüslü bebek ve gençlerin bu derslere dip katılımının, “Mescid-i Aksa’nın gereksiz olmasını talip İsrail güçlerini tasalı ettiğini” dile getiren Halavani, “Şahsi telefonuma ve eşim, babam ve kardeşimin telefonlarına gözdağı mesajları gelmeye başladı. Böylelikle, takip, baskı, gözaltı, tutuklama, tenkil kararları ve gezi yasakları ile dolu, obstrüksiyon ile bulunan mücadelem başlamış oldu.” dedi.

Son 10 yılda, 68 el gözaltına tahsil edilen ve 12 el hapiste yatan Halavani, mahkumiyetini, göze cezalarının yanı sıra, “psikolojik ve bedeniyle henüz ciddi ortak bası ve ukubet olarak, kıya suçlusu Yahudi avrat mahkumlarla ayrımsız koğuşta” geçirdiği belirterek, “Bu 10 salname sürede, birlik 8 ramazan ayını, yanı başlangıcında oturduğum Mescid-i Aksa’yı görüşme edemeden geçirdim.” sanarak konuştu.

Kudüslü avrat aktivist, İsrail güçleri tarafından, “hapishanede kameraların bulunmuş yer aldığı odada örtüsüz arama, gezi özgürlüğü zorla izin verilmediği düşüncesince eğitiminden art kalma ve kendisinin beraberinde aynısı ve evlatlarının içtimai sigortalarının silme edilmesi” kadar insanoğlu onuru ve haklarına karşıt uygulamalara sunulan kaldığını dile getirdi.

Kelepçeli, İsrail bayraklı biçimde “selfi” çektiler

İsrail polisinin dü ay geçmiş ortak akşam ½ si evini basarak aradığını, evindeki eşyaları dağıtılarak dokunca verdiğini ve ahali elektronik cihazlara el koyulduğunu aktaran Halavi, gözaltına alınmasının arkası esna karşılaşmış yer aldığı ortak vakası şöyleki anlattı:

“Arama kadrosundaki polislerin başındaki yetkili, beni ilkin İsrail bayrağıyla fotoğrafımı çekmekle gözdağı etti. Bana maruz Mescid-i Aksa’dan tenkil ve gezi yasakları kararlarının belgeleriyle foto çekilip bunları içtimai medyada paylaştığım düşüncesince bu tehditte bulundu. Gözaltına alınıp karakola götürüldüğümde, bilincinde değilken beni İsrail bayrağıyla çekmeye çalıştılar. Farkeder farketmez İsrail bayrağını indirdim ve beni çekmeye etkin avrat polisi ittim. Beni ciddi biçimde darbettiler ve el ayaklarımı kelepçelediler. Gözaltı süresince ya ayakta duracaktım veya rahat etmek istersem salt İsrail bayrağının indinde görülecek biçimde oturacaktım. Ayakta durdum ve 6 vakit süresince ortak yol fark ayak üstü kelepçeli biçimde hakeza bekledim. En böylecene bunu görür görmez beni İsrail bayrağına akilane iterek benimle gücün ‘selfi’ çektiler. İşgal güçleri, kelepçeli ve İsrail bayraklı fotoğrafımı çekerek bunu kendisi düşüncesince ortak utku addediyor. Böyle yaparak onurumuzu kırmaya çalışıyorlar.”

“İsrail, Kudüslü hanımefendilerin sesini bloke etmek istiyor”

Halavani, mücadelesinin ağız ağıza barışçıl bulunmasına karşın İsrail’in kendisi kadar hanımefendilerin sesini bloke etmek istediğini anlatım ederek, şöyleki konuştu:

“Ben Filistinli, Kudüs’te yaşayan, Kudüslü ortak kadınım. Silah taşımıyorum. Tek silahım sesim, Mescid-i Aksa’daki fahri nöbetlerim ve Kur'anımdır. İşgal güçleri, erbap yer aldığı halis muhlis maddesel güçle, baskın, tutuklama, tenkil kararları ve benzeşim yöntemlerle Kudüslü hanımefendilerin sesini bloke etmek istiyor. Çünkü onların sesi dünyaya çelimli ortak ileti veriyor. Dünya Kadınlar Gününde, Filistinli ortak avrat şekilde diyebilirim ki Kudüslü hanımlar bugün insanoğlu onuru açısından en girintisiz çıkıntısız haklara fark erbap değiller. Kendi camisinde tapınma etme, eğitimine bitmeme etme, kendini güvende hissetme, hususi yaşamın gizliliği kadar hakları yok. Filistin hariç, ahali hayattaki hanımlar düşüncesince müsavat isteniyor. Bugün Filistin kadını, ahali dünyaya, ‘Filistinli hanımefendilerin hakları nerede, Müslüman hanımefendilerin hakları’ sanarak soruyor.”

Barışçıl mücadelesine bitmeme edeceği mesajını sağlayan Kudüslü aktivist, “Beni ortak biricik Filistin’den atmadıkları kaldı. Beytül Makdis’i, Mescid-i Aksa’yı destek olmak şişman ortak değer istiyor. Hz. Muhammed’in -salat ve esenleme ona olsun- gezi etmiş yer aldığı bu kutsi beldeyi korumaya değişmeyen verdiğimizde başımıza değme şeyin gelebileceğini biliyorduk. Bu yüzden, bu yolda giderken uğur boncuğu şeyden korkmuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Ayda Sidavi de "dava arkadaşı" Halavani kadar tekraren tenkil alanlardan biri.

Evi, Mescid-i Aksa’ya oluşturulan El-Hadid Kapısı’na ortak dakika uzaklıkta mevcut 60 yaşındaki Sidavi, namına maruz 10 maaş tenkil cezasının dünkü bittiğini söyledi.

Kudüslü avrat aktivist, İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa’dan tenkil sonucu vermesinin gerekçesini, “insanları Mescid-i Aksa’da bulunmaya çağırma fail ortak içtimai iletişim araçları paylaşımında bulunmak” şekilde açıkladı.

Bundan geçmiş de tekraren tenkil almış yer aldığı tamlayan Sidavi, “Ben Kudüslü ortak kadınım ve vatanımı, evimi, toprağımı müdafaa etmek zorundayım. Dünyada uğur boncuğu ülke, şahısların camide, kilisede yahut sinagogda tapınma etmesini yasaklayamaz.” dedi.

Sidavi, Mescid-i Aksa’nın statüsünü ihlal ederek İsrail polisinin dip koruması altında Harem-Şerif’e giren bağnaz Yahudi yerleşimci gruplara erinç mücadelelerini şöyleki anlattı:

“Yerleşimciler, Mağaribe (Faslılar) Kapısından girdiğinde onların önüne kabarmak yasak. İsrail polisi sizi engelliyor. Eğer yollarına çıkarsanız sizi gözdağı ediyorlar, tenkil veriyorlar. Bizi, bizim düşüncesince en kalburüstü bulunan şeyden yoksun ederek cezalandırıyorlar. Mescid-i Aksa’dan tenkil aldığımız devir tığ de kapısında salat kılıyoruz. Vakit namazlarını evimizde buyurmak adına Esbat Kapısının önüne girerek orada tapınma ediyoruz.”

"Al bunu, Mescid-i Aksa’da deniz tutmayı bırak"

İsrailli ortak manşet yetkilisinin, Batı Kudüs’teki Meskubiye karakolunda gözaltına alındığı ortak güneş kendisine, “eski ve elverişli olmamasına rağmen” evini satması düşüncesince ısrarla mülk öneri ettiğini aktaran Sidavi, şunları söyledi:

“Bana, ‘Al bunu, (Mescid-i Aksa’da) deniz tutmayı bırak. Eğer vazgeçersen sana içtimai haklarını ve sigortanı doğrudan art sağlayacağız.’ dediler. Dedim ki, ‘Rızık kimden geliyor, sizden mi yok ise Allah’tan mı? Sizden ise istemiyorum, ancak doygu salt Allah’tandır.

Eski Şehir’deki evler tarihidir. Benim evim Memlükler döneminden kalma. ‘Ev istiyorsan sana ev verelim. Sana açıkça kart veriyoruz, sen ne istiyorsan vereceğiz.’ sanarak öneri ettiler. Buradaki evlerimizi satmamızı istiyorlar.”

“Mescid-i Aksa’yı, Halil İbrahim Camisi kadar gerçekleştirmek istiyorlar”

Sidavi, ayrıca, İsrail’in desteklediği Yahudi yerleşimci örgütlerin, Mescid-i Aksa’yı, “Yahudilere ilgili Tapınak Tepesi” şekilde gördüğünü ve bu kutsi mabedi, kelimesi kelimesine obstrüksiyon altındaki Batı Şeria’da arazi Harem-i İbrahim Camisi’ne bitirdikleri kadar “peyderpey” ele geçirmeye çalışmış oldukları dair uyardı.

Fanatik Yahudilerin, ortak vakitler haricen yaklaşarak tapınma ettikleri Harem-i İbrahim Camisi, Baruch Goldstein ünlü Yahudi ortak teröristin 25 Şubat 1994'te 29 Müslüman'ı öldürmüş yer aldığı katliamın arkası esna kapatılmış ve baştan açıldığında bir çok Yahudilere tahsis edilecek biçimde ikiye bölünmüştü.

Fanatik Yahudi yerleşimci örgütlerinin Kudüs’te de “aynı senaryoyu” infaz uğrunda bulunduğunu kail Sidavi, “Mescid-i Aksa’yı, Halil İbrahim Camisi kadar gerçekleştirmek istiyorlar” dedi.

Kudüslü Murabıta, buna erinç mücadelesine bitmeme edeceğini vurgulayarak, “Evlatlarımız, mallarımız ve canlarımızın bütünü Mescid-i Aksa’ya feda olsun. Vatanı olmayanın varlığı da yoktur.” ifadeleri kullandı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
TAKIMOPuanAV.
1Galatasaray38102+66
2Fenerbahçe3899+68
3Trabzonspor3867+19
4Başakşehir FK3861+14
5Kasımpaşa3856-3
6Beşiktaş3856+5
7Sivasspor3854-7
8Alanyaspor3852+3
9Çaykur Rizespor3850-10
10Antalyaspor3849-5
11Gaziantep FK3844-7
12Adana Demirspor3844-7
13Samsunspor3843-10
14Kayserispor3842-13
15Hatayspor3841-7
16Konyaspor3841-13
17MKE Ankaragücü3840-6
18Fatih Karagümrük3840-3
19Pendikspor3837-31
20İstanbulspor3816-53
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ